Bir yanda denizden yükselen ulu Toroslar, diğer yanda ufka uzanan masmavi sular, yemyeşil çam ormanları, topraklara bereket katarak akan çaylar, çağıl çağıl çağıldayan sular... Antalya, doğanın sihirli eliyle dokunup geçtiği nadir güzellikte bir şehir. Deniz, kum, güneş turizminin yanı sıra golf, kongre ve kültür turizmiyle, yılda yüz binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan bu kent, ziyaretçilerine beklentilerin fazlasını sunma konusunda da iddialı. Antalya'nın turistik potansiyelini artıran doğal güzelliklerin başında, Toroslar'ın güneyindeki kaynaklardan çıkan akarsuların oluşturdukları inanılmaz güzellikteki çağlayanlar geliyor. Antalya'nın 40 metre yüksekliğindeki dik traverten falezinden denize dökülen Düden Suyu, Kepez Mesire yerinde bir çağlayan oluşturuyor. Turistik ya da farklı bir nedenden dolayı yolu Antalya'ya düşenlere en azından bir yarım günlerini Düden Şelalesi'nin huzur veren ortamında geçirmelerini öneriyoruz.
Kent merkezine 12 km. uzaklıkta yer alan Düden Şelalesi, Antalya çevresindeki önemli mesire alanlarından biri. "İskender Şelalesi" de denilen bu şelalenin bulunduğu sık ağaçlı alan, 20 metre yükseklikten dökülen suyun sesiyle birleşerek büyüleyici bir ortam yaratıyor. Şelaleye bu adın verilmesinin nedeni Perge'den sonra gözünü Termesos'a diken Büyük İskender'in burada konaklamış olmasından kaynaklanıyor. İskender atlarını Düden'in serin sularında suladıktan sonra yoluna devam etmiş. Şelale ve çevresindeki piknik alanı kentin yerlileri kadar dışardan gelenlerin de büyük ilgisini çekiyor. Düdenbaşı, özellikle yaz aylarında, şehir merkezine göre çok daha serin olmasıyla iyi bir kaçış noktası. Düzenli olarak otobüs ve minibüs seferlerinin yapıldığı şelaleye ulaşmak çok kolay. |